Tez Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Hakkari Üniversitesi, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, Yönetim Ve Organizasyon Bölümü, Türkiye
Tez Danışmanı: Mehmet Nurullah Kurutkan
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Desteklendiği Program: Bu tezi destekleyen bir program bulunmamaktadır
Özet:
Bu araştırmanın amacı, obstrüktif uyku apnesi (OUA) tedavisinde birincil yöntem olan CPAP/BPAP cihazlarına uyumu etkileyen faktörleri bütüncül bir yaklaşımla belirlemek ve literatürde bugüne kadar raporlanmamış değişkenleri de ortaya çıkararak kapsamlı bir faktör listesi oluşturmaktır. Çalışmada karma yöntem kullanılmış; 2018 - 1 Temmuz 2023 tarihleri arasında bir üniversite hastanesine bağlı uyku merkezinde tedavi gören hastaların verileri analiz edilmiştir. Nicel veriler, 449 hastaya uygulanan anketlerle; nitel veriler ise 30 hasta ile yapılan derinlemesine görüşmeler ve 449 hasta kaydının doküman analiziyle elde edilmiştir. Veriler; FACTOR Analysis, SmartPLS, IBM SPSS ve MAXQDA yazılımları aracılığıyla analiz edilmiştir. Nicel ve nitel verilerin birlikte değerlendirilmesiyle, CPAP/BPAP cihazlarına uyumu etkileyen çok sayıda değişken tespit edilmiş; cihaz ve aparata ilişkin faktörlerden bireysel, psikososyal, çevresel, bölgesel, sosyo-politik ve kültürel faktörlere kadar uzanan çok boyutlu bir etki alanı ortaya konmuştur. Araştırma sonucunda literatürde daha önce yer almayan sekiz yeni değişken tanımlanmıştır. Bu değişkenler arasında; yıldırım ve gök gürültüsünden korkma, deprem korkusu, taşınma, dini pratikler, hava kirliliği, uzun saç kullanımı gibi uyumu olumsuz etkileyen faktörlerin yanı sıra; otomatik cihaz kullanımı ve kırsalda yaşama gibi uyumu artıran faktörler yer almaktadır. Bulgular, mevcut modellerin CPAP/BPAP uyum sürecini açıklamada yetersiz kaldığını ve bu sürecin çok daha karmaşık olduğunu göstermektedir. Bu çalışma, CPAP/BPAP cihazlarına uyum sürecinin yalnızca bireysel ya da teknik faktörlere indirgenemeyeceğini, aynı zamanda coğrafi, kültürel, dini ve çevresel bağlamların da dikkate alınması gerektiğini vurgulamaktadır. Araştırma sonuçları, hem teori geliştirme açısından yeni modellere ihtiyaç duyulduğunu ortaya koymakta hem de sağlık hizmet sunucuları, politika yapıcılar ve cihaz üreticilerine yönelik özgün öneriler sunmaktadır.