BAĞIMLILIKLA MÜCADELE ETKİLEŞİM SEMPOZYUMU, Van, Türkiye, 23 - 24 Mart 2022, ss.13, (Özet Bildiri)
Bağımlılık;
iş ve eğitim hayatı, sosyal çevre ve aile ilişkileri, hukuki yaşam gibi hayatın
birçok alanında olumsuz sonuçlar doğuran bir problemdir (Asan,.
Tıkır,. Okay,. Göka,. 2015). Madde kullanımı insanları kural
tanımama, kendine ve sosyal çevreye zarar verme gibi istenmeyen davranışlara
itmekte ve hukuksuz eylemlere neden olmaktadır. Madde
kullanımı ile suç arasındaki korelasyonu araştıran birçok çalışma yapılmış ve
madde kullanımı ile suç arasında pozitif bir korelasyonun olduğu ortaya
konulmuştur (Altuner, Engin, Gürer, Akyay ve
Akgül, 2009). ABD’de işlenen tüm suçlardan
tutuklu yargılanan kişilerin yaklaşık %80’inde alkol veya uyuşturucu, herhangi
bir suçtan dolayı tutuklananların %60’ının ise en az bir yasadışı madde kullandığı
bilinmektedir (White, 2016). Başka bir çalışmada hapsedilen bağımlıların
yaklaşık %95’inin hapishaneden çıktıktan sonra madde bağımlılığına geri
döneceğini ve %60 ila %80’inin bağımlılık sebebi ile yeni suçlar işleyeceğini
ortaya koymaktadır (Sack, 2014). Bu bulgular madde
kullanımının yasal düzenlemeleri de doğrudan veya dolaylı olarak belirlediği
gerçeğini karşımıza çıkarmaktadır.
Uyuşturucu
madde suçu salt bir suç türü olmamakta birden çok suç türünün (hırsızlık,
trafik, cinayet, taciz ve tecavüz) de temelini oluşturabilmektedir. Bundan
dolayı, bireyleri uyuşturucudan uzak tutabilmenin ve madde bağımlılığı
noktasında önleyici önlemler oluşturmanın gerekliliği ortaya çıkmaktadır (
Karakartal, 2020). Bu kapsamda önleyici tedbirlerin en önemlilerinden biri de
yasal düzenlemelerdir.
Anayasanın
58. Maddesinin ikinci fıkrasındaki
“Devlet gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk,
kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli
tedbirleri alır” ifadesi; bağımlılığın önlenmesi noktasında devletin anayasal
görevleri olduğunu bize göstermektedir. Bu bağlamda; yasal düzenlemeler yapmak,
bağımlılığı cezai müeyyideler ile önlemeye çalışmak, kaynağı anayasaya dayanan
ve devletin bir zorunluluğu olan bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bağımlılık yapan maddelerde hukuka
aykırılığı ortadan kaldıran durumlar ( bağımlılık yapan maddeleri kullanmanın
yasal müeyyideler dışında kaldığı durumlar) kapsamında bu maddelerin
bazılarının tıpta kullanılması, ikrah, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve zaruret
durumlarında kullanılması istisnaları karşımıza çıkmaktadır ( karadeniz, 2009) .
Geniş anlamda ele alındığında birçok
kanunda ( Anayasa, Ceza Kanunu, Medeni Kanun, Karayolları Trafik Kanunu, Ceza
Muhakemeleri Kanunu, Borçlar Kanunu vs.) bağımlılık ile ilgili düzenlemeler
olduğu bilinmektedir. Bu düzenlemeler temel de bağımlılık yapıcı maddelerin
kullanılması, bulundurulması, ticareti ve bağımlılık yapıcı maddenin
etkisindeyken işlenen suçlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada ise bu
düzenlemelerden spesifik olarak Türk Ceza Kanunu ve Türk medeni Kanunu’ndaki
yasal düzenlemeler ele alınacaktır.
Anahtar Kelimeler: Ceza
Kanunu, Bağımlılık, Medeni Kanun, Yasa