Convergence of Per Capita Energy Consumption: An Empirical Analysis For OECD Countries


Mike F., Kızılkaya O.

Journal of Yasar University, vol.16, no.61, pp.298-309, 2021 (Peer-Reviewed Journal) identifier

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 16 Issue: 61
  • Publication Date: 2021
  • Journal Name: Journal of Yasar University
  • Journal Indexes: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Page Numbers: pp.298-309
  • Hakkari University Affiliated: Yes

Abstract

Energy consumption/usage is considered as an indispensable element of today's production activitiesand determines the life quality of the societies. The issue of energy convergence is important because it hasimplications for sustainable economic growth and efforts to curtail carbon dioxide emissions. In this sense, thisstudy empirically examines the convergence of per capita energy consumption among OECD countries. Theanalyses are carried out using panel stationarity test with sharp and smooth breaks for the period 1965-2019. Thefindings reveal that the per capita energy consumption is stationary and the convergence hypothesis is valid for18 countries. This is thought to result from the increase in energy efficiency, decrease in energy intensity, andefforts to reduce carbon dioxide emissions in OECD.
Enerji tüketimi/kullanımı, günümüz üretim faaliyetlerinin vazgeçilmez bir unsuru olarak kabul edilmekte ve toplumların yaşam kalitesini belirleyen önemli bir parametre olarak nitelendirilmektedir. Enerji tüketiminin yakınsaması, sürdürülebilir ekonomik büyüme ve karbondioksit emisyonunu engelleme konularında oldukça önemli politika önerilerine sahiptir. Bu anlamda bu çalışmada OECD ülkeleri arasında kişi başına enerji tüketiminin yakınsama özelliği gösterip göstermediği araştırılmaktadır. Analizler 1965-2019 dönemleri için hem keskin hem de yumuşak ve pürüzsüz kırılmaları dikkate alan panel durağanlık testi ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular 18 ülke için kişi başına enerji tüketimi serisinin durağan olduğunu ve yakınsama hipotezinin bu ülkeler için geçerli olduğunu ortaya koymaktadır. Bu durumun OECD ülkelerinde girişilen enerji verimliliğindeki artış, enerji yoğunluğundaki azalma ve karbondioksit emisyonlarını azaltma çabalarından kaynaklandığı düşünülmektedir.