VAKANUVIS - INTERNATIONAL JOURNAL OF HISTORICAL RESEARCHES, cilt.11, sa.1, ss.693-717, 2026 (TRDizin)
Bu çalışma, Hakkâri ili sınırları içerisinde yer alan Çetintaş (Hergel) Kaya
Mezarının arkeolojik, mimari ve tarihsel bağlamını, Urartu Krallığı’nın
güneydoğu sınır bölgesindeki kültürel ve siyasi varlığı çerçevesinde
değerlendirmektedir. Demir Çağı’nda stratejik bir geçiş alanı olarak dikkat
çeken Hakkâri, gerek Asur yazıtlarında adı geçen Hubuşkia, Muşaşir (Ardini) ve
Uişe gibi tartışmalı coğrafi yerleşimlerle olan bağlantıları, gerekse Urartu
dönemine tarihlenen kaleler, höyükler ve kaya mezarlarıyla, bölgenin tarihsel
topografyasının anlaşılması açısından büyük önem taşımaktadır. Özellikle II.Sargon’un MÖ 714 sefer yazıtı, Hakkâri’nin Demir Çağı’ndaki siyasal
coğrafyasını aydınlatan en temel kaynaklardan biridir. Bu yazıt, Asur-Urartu
rekabetinin en kritik sahnelerinden biri olan Muşaşir’in yağmalanışıyla
bağlantılı olarak, Urartu’nun sınır politikalarının anlaşılmasına katkı
sunmaktadır. Bu bağlamda, Çetintaş Kaya Mezarı yalnızca bir mezar anıtı değil,
aynı zamanda Urartu elit kültürünün bölgedeki izdüşümü olarak
değerlendirilmelidir. Çetintaş Kaya Mezarı, üç bölümlü plan şeması, beşik
tonozlu tavan sistemi ve kaya yüzeyine oyulmuş kapı detaylarıyla, Van Kalesi,
Altıntepe ve Ayanis gibi merkezlerde görülen Urartu kraliyet kaya mezarlarının
güçlü benzerliklerini taşımaktadır. Mimari özellikleri, Hakkâri’de Urartu
varlığının sadece askeri ve idari boyutta değil, aynı zamanda ideolojik ve ritüel
düzeyde de hissedildiğini göstermektedir. Ayrıca Kunin Kalesi, Bay Kalesi ve
Dara Höyük gibi arkeolojik buluntular, bölgenin Urartu’nun sınır güvenliği ve
hinterland ekonomisi açısından oynadığı rolü daha görünür kılmaktadır. Sonuç
olarak, Çetintaş (Hergel) Kaya Mezarı, Hakkâri’nin Demir Çağı arkeolojisinde
merkezi bir konumda yer almakta; Urartu Krallığı’nın güneydoğu sınır
politikalarının, siyasi-askeri kontrol mekanizmalarının ve dini-ideolojik
sembolizminin anlaşılmasına ışık tutmaktadır. Bu nedenle mezarın ayrıntılı
analizi hem Urartu arkeolojisinin bölgesel çeşitliliğini hem de Doğu
Anadolu’nun kültürel etkileşim ağlarını çözümlemek açısından anahtar niteliği
taşımaktadır.